Interrail yazmaya devam edicektim seri halinde ki bir de baktım soluğu Bodrum'da almışım. İstanbul'da rahat duramadan bir de oraların tozunu attırıvermeye gitmişim. 12 gün Bodrum şarkıları söyledim, lise 2'den beri tırsıp tırsıp yapamadığım kulak delim işlemini hallettim. Ne zor işmiş hakikatten, korktuğum kadar varmış. Ben saf saf gezerken, ismi lazım değil bir arkadaşım Berk ve annesi beni katekulleye getirip, gümüşçüye sokup, kulağımda koca bir delikle çıkmama vesile oldular. Burada Berk'e derin saygılar... Bir sorun olursa hiç çekinme hemen ara... Her neyse bu kısa(!) tatilden sonra artık kaldığım yerden detaylarıyla interrail'i yazarım diye umut ediyorum. Şimdilik da svidanya...
Küpemi kulağıma takarım, Bodrum'da 3-5 tur atarım... :)
11 Temmuz 2008
InterRail - I
Work and travel yapmaya karar vermiştik, bayağı da araştırdık Taksim'de. Şirketlere gittik görüştük, fiyatlar aldık, hesaplar yaptık. Evet böyle başladı bizim interrail maceramız. WAT'a niyet ettik ama interraile kısmetmiş.
Interrail yapan arkadaşımla konuştuğumda, ismi lazım değil Memo, bayağı enteresan gelmişti, istemiştim. 1 sene sonrasında kafaya koyduğumu gerçekleştiririm belki ümidiyle Volkan'a durumu açtım. Nedir ne değildir, kaba taslak ben de bildiğim kadarıyla anlattım. O da oldukça heveslendi, enteresan geldi ona da bu fikir. Daha sonra gelene geçene anlattık bunu, yapmak isteyen olur mu bizimle diye. Heves eden çok oldu, gelebilirim diyen de, ancak bilet almaya giderken yanımızda fazladan bir kişi daha vardı. Gittik biletleri aldık, mart ayıydı. önümüzde 3 ay kadar bir süre vardı. Bu süre içerisinde yine gelmeye niyetlenenler sonra vazgeçenler de olmadı değil. Bu 3 ay içinde kabataslak nerelere gideriz, neler götürürüz çantamızda, neyle döneriz, nasıl yaparız, nerelerde kalırızı bol bol düşündük. Artık zaman yaklaşıyordu, vize alma vakti gelmişti. Vize başvurumuzu yapmak için İtalya Konsolosluğu'nu seçmiştik Gençtur'daki öneri üzerine. Gittik başvurumuzu yapmaya fakat rezervasyonu mutlaka istiyorlardı. Interrail demek bir yerde de plansız programsız, kafana estiği zaman kafana estiği yere gitmek demek ama İtalyanlara bunu anlatmak yerine kolay yolu yani rezervasyon yaptırmayı seçtik. Herşeyimizi hallettik ama bu sefer de rezervasyonumuzu az buldular. Ne yapsak yaranamıyorduk resmen. Fazladan rezervasyon yaptık, dilekçemizde en çok kalacağımız yeri İtalya yaptık, yaptık da yaptık. En sonunda teslim aldılar belgelerimizi ve bize bi randevu tarihi verdiler. Randevu gününden sadece 2 gün önce arayıp da "İtalyan Konsolosluğu'ndan mail attılar, ek maddi güvence istiyorlarmış sizden" dediklerinde ve "Nedir bu ek maddi güvence ne istiyorsunuz yani?" soruma "Bilmem bize öyle mail atmışlar" cevabını aldığımda, hah dedim işte sorunlar daha yeni başlıyor. Neyse çok detaylarla sıkmadan devam edeyim. Randevu günü cebimdeki "ek maddi güvence belgem"le konsolosluğa gittim ve bana 9'unda tekrar gel dediler. 9'u yani benim interraile başlama günümden sadece 1 gün önce. "Peki kesin vize çıkacak mı? Ona göre ben hazırlık yapacağım da" denmemeliymiş, çünkü eğer derseniz "Biraz daha konuşursan hiç vize alamayacaksın" da diyebiliyorlarmış aman diyeyim. Bu sırada vizemin çıkıp çıkmadığının belli olacağı günden hemen önceki gün, interrail için yeniden 2 kişi kaldık Volkan'la. Ve 9'u geldi çattı, ben sinir, heyecan dolu bir halde konsolosluğa doğru ilerlerken İtalya'ya da az küfretmedim o ayrı ancak daha sonra Roma'yı görüp de aşık olacağımı bilmiyordum. Herneyse en sonunda vizemi aldım ve artık interrail için önümdeki tek engel de kalkmış oldu. Cebimde interrail biletim, pasaportum, vizem ve dönüş için uçak biletim he bir de hayallerim, umutlarım (çok arabesk oldu ama :D ) artık hazırdım.
Bu süreç boyunca internetten o kadar araştırmama rağmen şöyle dolu dolu bilgi veren bir yere de pek rastlayamadım. Ekşi Sözlük'te oldukça yararlı şeyler buldum, onun dışında pek verimli değildi internet bu iş için. He tabi ki bir de Memo vardı bilgi kaynağı olarak. O yüzden de elimden geldiğince interraille alakalı bir şeyler yazmaya çalışacağım önümüzdeki günlerde, niyetlenenler ve gitmeyi kafasına koyanlar için. Şimdiden söyleyebileceğim kafanızda eğer gitsem mi diye bir soru işaret varsa, durmayın gidin, böyle birşeyi birdaha yapma imkanı olmayabilir.
Interrail yapan arkadaşımla konuştuğumda, ismi lazım değil Memo, bayağı enteresan gelmişti, istemiştim. 1 sene sonrasında kafaya koyduğumu gerçekleştiririm belki ümidiyle Volkan'a durumu açtım. Nedir ne değildir, kaba taslak ben de bildiğim kadarıyla anlattım. O da oldukça heveslendi, enteresan geldi ona da bu fikir. Daha sonra gelene geçene anlattık bunu, yapmak isteyen olur mu bizimle diye. Heves eden çok oldu, gelebilirim diyen de, ancak bilet almaya giderken yanımızda fazladan bir kişi daha vardı. Gittik biletleri aldık, mart ayıydı. önümüzde 3 ay kadar bir süre vardı. Bu süre içerisinde yine gelmeye niyetlenenler sonra vazgeçenler de olmadı değil. Bu 3 ay içinde kabataslak nerelere gideriz, neler götürürüz çantamızda, neyle döneriz, nasıl yaparız, nerelerde kalırızı bol bol düşündük. Artık zaman yaklaşıyordu, vize alma vakti gelmişti. Vize başvurumuzu yapmak için İtalya Konsolosluğu'nu seçmiştik Gençtur'daki öneri üzerine. Gittik başvurumuzu yapmaya fakat rezervasyonu mutlaka istiyorlardı. Interrail demek bir yerde de plansız programsız, kafana estiği zaman kafana estiği yere gitmek demek ama İtalyanlara bunu anlatmak yerine kolay yolu yani rezervasyon yaptırmayı seçtik. Herşeyimizi hallettik ama bu sefer de rezervasyonumuzu az buldular. Ne yapsak yaranamıyorduk resmen. Fazladan rezervasyon yaptık, dilekçemizde en çok kalacağımız yeri İtalya yaptık, yaptık da yaptık. En sonunda teslim aldılar belgelerimizi ve bize bi randevu tarihi verdiler. Randevu gününden sadece 2 gün önce arayıp da "İtalyan Konsolosluğu'ndan mail attılar, ek maddi güvence istiyorlarmış sizden" dediklerinde ve "Nedir bu ek maddi güvence ne istiyorsunuz yani?" soruma "Bilmem bize öyle mail atmışlar" cevabını aldığımda, hah dedim işte sorunlar daha yeni başlıyor. Neyse çok detaylarla sıkmadan devam edeyim. Randevu günü cebimdeki "ek maddi güvence belgem"le konsolosluğa gittim ve bana 9'unda tekrar gel dediler. 9'u yani benim interraile başlama günümden sadece 1 gün önce. "Peki kesin vize çıkacak mı? Ona göre ben hazırlık yapacağım da" denmemeliymiş, çünkü eğer derseniz "Biraz daha konuşursan hiç vize alamayacaksın" da diyebiliyorlarmış aman diyeyim. Bu sırada vizemin çıkıp çıkmadığının belli olacağı günden hemen önceki gün, interrail için yeniden 2 kişi kaldık Volkan'la. Ve 9'u geldi çattı, ben sinir, heyecan dolu bir halde konsolosluğa doğru ilerlerken İtalya'ya da az küfretmedim o ayrı ancak daha sonra Roma'yı görüp de aşık olacağımı bilmiyordum. Herneyse en sonunda vizemi aldım ve artık interrail için önümdeki tek engel de kalkmış oldu. Cebimde interrail biletim, pasaportum, vizem ve dönüş için uçak biletim he bir de hayallerim, umutlarım (çok arabesk oldu ama :D ) artık hazırdım.
Bu süreç boyunca internetten o kadar araştırmama rağmen şöyle dolu dolu bilgi veren bir yere de pek rastlayamadım. Ekşi Sözlük'te oldukça yararlı şeyler buldum, onun dışında pek verimli değildi internet bu iş için. He tabi ki bir de Memo vardı bilgi kaynağı olarak. O yüzden de elimden geldiğince interraille alakalı bir şeyler yazmaya çalışacağım önümüzdeki günlerde, niyetlenenler ve gitmeyi kafasına koyanlar için. Şimdiden söyleyebileceğim kafanızda eğer gitsem mi diye bir soru işaret varsa, durmayın gidin, böyle birşeyi birdaha yapma imkanı olmayabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)