Bir atlet, koşuyor, durmaksızın. Engelli yarışların biri bitiyor, öteki başlıyor ve atlet sürekli koşuyor. Günün birinde, atlet yepyeni umutlarla, "bu sefer derece alırım inşallah"larla giriyor son yarışına. Koşuyor da koşuyor. İstiyor, belki de hayatının yarışı bu, fakat yarış zorlu, diğer yarışlarda olanlardan kat be kat fazla engel bulunmakta. En büyük engel, ilk olarak yarışın en büyük sponsorundan geliyor. Atleti pek ciddiye almıyor. "Bu ayran gönüllü bi atlet, yarın bir gün bu yarışı da yarım bırakıp gider" diyor. Atlet bu sözlere aldırmıyor, koşusunda ısrarcı. Geceler, günler, haftalar, aylar bitiyor ama koşu bitmiyor, sürekli yeni engellerle sürüyor. Atletin yarışta o kadar ısrarlı olduğunu gören büyük sponsor şaşırıyor. Artık engel olarak değil destekçi olarak atletin yanında bulunuyor. Çok yardımları oluyor, çok çabaları oluyor yarış boyu. Hatta o kadar ki en umudunu tükettiği anlarda," yarış artık yarışlıktan çıktı, işkenceye döndü" diye düşündüğü anlarda bile büyük sponsor sonuna kadar destek oluyor.
Yarışın öteki engellerinden biri de koşulmuş eski yarışlar. Şimdiki yarışın sahibi diyor ki "sen başka yarışlarda, yakınlarımda koştun, bu yarışı koşamazsın." Afallıyor atlet. Tökezliyor, düşüyor. Üstü başı toz, çamur, her türlü pislik bulaşıyor ama yılmıyor. Derdini anlatıyor. Büyük sponsor yine yanında o zamanlarda da. Yarış sahibi defalarca, atleti yarışın dışına itmeye çalışıyor. Atletin tüm taraftarları da artık vazgeçmesini söylüyor. "Daha nereye kadar gidecek?", "olmuyorsa zorlama", "hayırlısı artık ne yapalım", "boşver üzülme"ler başlıyor ama atlet farkında bitmediğinin, bitemeyeceğinin de.
Ve bir an geliyor, yarışın sahibinden oldukça acı ve parçalayıcı bir mesaj geliyor. "Umut çekilen acıyı uzatır, bırak artık yarışı, dön evine". İlk defa atlet o an çok ama çok derin bir umutsuzluğa düşüyor. Hayatında ilk defa bir yarış sebebiyle bu kadar inciniyor, gözünden birkaç damla yaş boşalıyor. Sürekli destekçisi olan büyük sponsor bile artık yapacak birşeyin olmadığını ona anlatmaya çalışıyor. Atlet boynu eğik bir şekilde, yarışı terk edemese de terk etmeyi kafasına koyuyor.
Gün geliyor tam bu zor anlarında aklını dağıtması için yeni bir yarışa adeta davet ediliyor. Atlet de şaşırıyor. Madem ki öteki yarışı terk edecek, buna yardımcı olması için başka yarışlarda koşmalıydı gibi yanlış bir düşünceye kapılıyor. Isınmalara başlıyor atlet ama aklında sürekli öteki yarış. Atlet koşu için son hazırlıklarını yaparken bile bir yandan eski yarışına gidiyor aklı. Tam da o anda eski yarışla alakalı haberler yayılıyor atletin kulağına doğru. Atlet zaten geri dönmeye hazırken bir de bu haber, onu ister istemez yeni yarışı terk edip eski yarışına geri götürüyor.
Ee haber gelse bile ne de olsa zorlu bir yarıştı bu. Sanmasın ki öyle hemencecik bitişi görecek. Daha atlaması gereken çok engel vardır. Kaldığı yerin bile bayağı gerisinden başlar atlet koşusuna. Ama o razıdır yeter ki bitişi görsün daha ne isterdi ki?
Yarış son hızıyla devam ediyordu ama ne de olsa atleti ve talibi bol bir yarıştı. Bir anda bizim atletin hemen yanından son hız geçen başka bir atlet afallatmıştı. Hangi ara yarışa girmişti? Ne ara bu kadar engeli aşmıştı? Ne çabuk koşmuştu? Atlet sonradan farkına varıyor ki kendisi onu bir şekilde dahil etmişti bu yarışa. Kaderin cilvesine mi gülsün, kendi salaklığına mı yansın belli değil.
Yarışın sonlarını koştuğunu hissediyordu bizim atlet. Sonradan çıkagelen atlet ise o bunları hissederken çoktan bitişi geçmişti, ödülünü almıştı ama kimseye farkettirmiyordu. Birden durumun farkına varan atlet artık alışık olduğu yıkımlardan birini daha o anda yaşamıştı. "Yarış bitti mi, kazanan belli mi?" sorularına bir cevap alamasa da anlamıştı, yarışın sonu gelmişti ve ona teselli olarak arkasında bıraktığı 1,5 sene kalmıştı. Bu kez boynunu eğmeden, gayet dik bir şekilde dönüyordu atlet. Ne de olsa o zamanını, gücünü, enerjisini, elinde var olan ve hatta olmayan herşeyini harcamıştı bu uğurda ve hakikatten de artık eli kolu bağlıydı.
Bu kötü son belki çok çok daha ağır olmuştu, ama olmuştu işte. Herşey bitti derken ancak masallarda olacak, hatta belki oralarda bile olmayacak bir mucize belirivermişti. Yarış devam ediyor, öteki atlet doping yaptığı için diskalifiye edilmişti. Ne güzel haberdi. Artık kaybetmeye dirençli atlet son bir umutla var gücüyle koşmaya kaldığı yerden başladı. Azimle.
Atletin yapabileceği bir şey kalmadı artık koşmaktan başka, elinde avucunda tek kalanı onun bu tutkusu. Tek umduğu da artık bu yarışı bir an önce birinci olarak bitirmek. Büyük sponsora ve yarış boyu yanında olan herkese teşekkürlerini de bildiriyor atlet sonuç her ne olursa olsun...